İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin dün yaptığı TBMM grup toplantısında ilginç ifadelerde bulunmuştu. "İç ihanet şebekesinin yeni üyelerini görüyoruz. Bunların Cumhur İttifakı koalisyonu altında toplanması tesadüf değil tevafuk, hatta kaderdir" diyen Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Kadere bak" çıkışına gönderme yaptı. Dervişoğlu, "Bunlar hep imtihan Erdoğan. 100 yıl sonra hepiniz itilaf cephesinde yeniden toplandınız! Kadere bak! Ben de diyorum ki! Bir taraftan, saray kadıları, bir taraftan Beştepe, bir taraftan Balgat, bir taraftan İsrail, bir taraftan Barzani, bir taraftan Colani, bir taraftan bölücüler, bir taraftan Vahabiler, bir taraftan İmralı, bir taraftan HÜDA-PAR, bir taraftan DEM, Hizbullah-PYD-YPG-PKK-Kandil-PJAK. Topunuz gelin! Buradayız, Cumhuriyet gibi dimdik ayaktayız. Hepiniz bir, biz ise tekiz. Mustafa Kemal’in askerleriyiz!" dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun konuşmasının satır araları şöyle:
"Bu dikta rejimi içerisinde susmak sizi korumaz" diyerek kendisini dinleyenlere seslenen Dervişoğlu, "Genci, yaşlısı, işçisi, işsizi memuru fark etmez. Zenginseniz yetmez. Fakirseniz ıskalamaz. Vatanseversiniz, milliyetçisiniz, dindarsınız ya da değilsiniz, Türkmen’siniz, Kürt’sünüz hiçbiri yetmez! Susmak, size dokunmayan yılanları sizden uzak tutamaz! Zira bunlarda Mustafa Kemal acısı, bizde Cumhuriyet aşkı oldukça; bunların yılanlığı bitmez, bizim de mücadelemiz bitmez! Çünkü, AKP Genel Başkanı’nın bitmeyen hasleti kendisi için aykırı bir ses duyduğunda, kendisi ve politikaları eleştirildiğinde, onun tarafında bulunmadığınızı söylediğinizde, 'Amanın darbeciler' hezeyanına kapılmasıdır." dedi.
Dervişoğlu, "23 yıldır tam yetki ve Meclis çoğunluğu ile iktidarda bulunan Erdoğan’ın muhalif her açıklamaya ve aykırı seslere sürekli 'kendisine darbe yapılacak' korkusu ile yaklaşması; görev süresi boyunca demokratik – şeffaf – adil bir şekilde işleyen iktidar düzeni kuramadığının ve kurmaya da niyeti olmadığının göstergesidir. Çünkü darbe korkusu, darbeci zihniyete yatkın olanların aynaya baktığında gördükleridir, korktukları kendi suretleridir" değerlendirmesini yaptı.
TÜSİAD’A: "UMUYORUM Kİ; CESARETLE DİLE GETİRDİKLERİ DOĞRULARIN, CESARETLE ARKASINDA DA DURURLAR"
TÜSİAD'ın iktidar cephesinin tepkisine yol açan çıkışına değinen Dervişoğlu, derneğin tüzüğüne de dikkat çekerek "TÜSİAD bunları söyleme hakkına sahiptir" şeklinde konuştu.
"Peki sorun nedir? Bence sorun çok geç kalmalarıdır. Kısa dönemli karlılıkları için uzun dönemli demokratik ve sosyal düzenin yıkılıp tarumar olmasını oturup beklemeleridir" diyen Dervişoğlu, "Tek tek bir avuç insanın zenginliği, refah ve güvenliği değil, toplumun genel refah, güvenlik ve zenginliği, yani mutluluğu, dikta rejiminden mi geçer? Demokrasiden mi geçer? 85 kişinin değil, 85 milyonun zenginliği, ihale-imar-inşaat-rant düzeninden mi geçer yoksa girişim, mülkiyet ve ticaretin özgürce yapılması ve hukukla korunmasından mı? Cevap bellidir. Hukuk olmayan yerde, zenginlik olmaz, ekmek olmaz. Zengin-fakir demeden, Türkiye’nin sokaklarında, bankalarında ya da borsalarında güven varsa o ülke büyür ve zenginleşir. Aksi halde ne zengin zengin kalabilir, ne de mutlu mutlu kalabilir. TÜSİAD’ın hatası konuşmak değil, geç kalmaktır. Umuyorum ki, cesaretle dile getirdikleri doğruların, cesaretle arkasında da dururlar." ifadesini kullandı.
"İHBAR EDİYORUM; VERGİ KAÇIRILMASINA GÖZ YUMAN ERDOĞAN'DIR"
"Tahsildar Mehmet" dediği Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e yüklenen Dervişoğlu, "Mahalle arası esnafın kasasına geçerek, hasılat denetimi yaparak, vergide adaletsizliği gidereceğini söylemektedir. Gücü yine bazı günler siftah yapamayan işletmesini zar zor ayakta tutmaya çalışan esnafa yetmektedir. Londra faiz lobilerinin danışmanlığını, Türk hazinesinden daha çok düşünen zata söylüyorum: Susuz göllerde balık avlamaya çalışmanıza gerek yoktur. Vatandaşın size verecek bir şeyi kalmamıştır. Siz devletin kasasında saray tarafından açılan deliği kapatmadığınız sürece ne yapsanız boştur. Eğer, vergi kaçıran-vergi kaçırılmasına göz yuman bir kişi arıyorsanız, milletin kürsüsünden ihbar ediyorum: Son 20 yılın en büyük meblağlı vergi kaçırılmasına göz yuman saraydaki kayyumdur, Recep Tayyip Erdoğan'dır" şeklinde konuştu.
"ANKARA’DA HAKİMLER VARDIR"
Tüm olanların, OHAL bağımlısı ve istibdat düşkünü bir iktidar döneminde yaşandığını savunan Dervişoğlu, "Halkına savaş açanlardan barış, istibdatta dünya lideri olanlardan demokrasi, çiğnemedik yasa bırakmayanlardan hak-hukuk gelmez. Yolsuzluktan başlarını kaldıramıyorlar. Muhalefete yolsuzluk operasyonları düzenlerken, sabah 5’te mesai yapıyorlar. Teröristlerle kucaklaşmaktan, milletin dertlerini dinlemeye zaman bulamıyorlar ama işine gelmeyenlere terör soruşturması dosyası hazırlamak için bir konuşmanın bitmesini dahi beklemiyorlar. Bir kayyum olayının daha dumanı üstündeyken yeni bir kayyum atıyorlar. Bunları yapanlar saray ve etrafında kümelenmiş kadrolu dalkavuklardır. Türk yargısına tahakküm kurmuş bir avuç saray kadısıdır! Ve gerçek Türk yargısı, gerçek Cumhuriyet yargısı hiçbir kuşkuya yer yoktur ki; bu başıbozukları da, bu istibdat ve olağanüstü hal hukukunu da paramparça edecektir. Buna sadece inanmıyorum, bunu biliyorum! Ankara’da hakimler vardır ve onlar yalnızca Türk milleti adına karar verebilecekleri gerçek Türkiye Cumhuriyeti’ni beklemektedirler. Hepsine buradan selam olsun! Haksızlık, hukuksuzluk sağcı-solcu ayırmıyor. Alevi-Sünni ayırmıyor. Laik-seküler ayırmıyor. Türkmen-Kürt ayırmıyor. Zengin-fakir ayırmıyor. İstibdat her dilde aynı anlama geliyor. Yani aslına bakarsanız kayyum hepimizin başındadır. Çünkü kayyum devletin başındadır" dedi.
“SİYASİ MİSYONUMUZ DA, MİLLETİMİZE BORCUMUZ DA BUDUR!”
Dervişoğlu şöyle devam etti: "Bugün bu yüzden en büyük sorunumuzun adı budur:
Türk vatandaşı olabilmek, Cumhuriyet yurttaşı kalabilmek, Cumhuriyeti muhafaza ve müdafaa etmektir! Konuşmamız gereken ortak dil adalettir. Ortak fikir hürriyettir.
Yapmamız gereken iş ise tektir ve bellidir. O da Cumhuriyet’tir! Boş yere söylemiyorum. Bu ülkenin kurtuluşu birlikten geçer. Cumhuriyet'in değerlerini içselleştirmiş ve onun faziletine inanmış hemen herkesi, sağcıyla solcuyu, Türkmen ile Kürt’ü, Alevi’yle Sünni’yi, sevdası Türkiye, kaygısı Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği olan herkesi birleştireceğiz. Siyasi misyonumuz da, milletimize borcumuz da budur!"
“TOPUNUZ GELİN! HEPİNİZ BİR, BİZ TEKİZ!”
"İç ihanet şebekesinin yeni üyelerini görüyoruz. Bunların Cumhur İttifakı koalisyonu altında toplanması tesadüf değil tevafuk, hatta kaderdir" diyen Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Kadere bak" çıkışına gönderme de yaparak şunları ekledi: "Bunlar hep imtihan Erdoğan. 100 yıl sonra hepiniz itilaf cephesinde yeniden toplandınız! Kadere bak! Ben de diyorum ki! Bir taraftan, saray kadıları, bir taraftan Beştepe, bir taraftan Balgat, bir taraftan İsrail, bir taraftan Barzani, bir taraftan Colani, bir taraftan bölücüler, bir taraftan Vahabiler, bir taraftan İmralı, bir taraftan HÜDA-PAR, bir taraftan DEM, Hizbullah-PYD-YPG-PKK-Kandil-PJAK. Topunuz gelin! Buradayız, Cumhuriyet gibi dimdik ayaktayız. Hepiniz bir, biz ise tekiz. Mustafa Kemal’in askerleriyiz!"
Dervişoğlu'nun bu sözleri ardından grup toplantı salonunda Mülkiye Marşı çalındı.