Erdoğan iktidarı eleştiren TÜSİAD’a komprador burjuvazi diyerek yüklendi. Kavram kamuoyunun gündemine girerken kavramın kökeni oldukça eskilere uzanıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Grup Toplantısı’nda TÜSİAD’ı kastederek komprador burjuvazi kavramını kullandı. Erdoğan, bu kavramı dile getirirken, iktidarının 2002'den bu yana hayata geçirdiği uluslararası sermayeye yönelik yapısal reformlarını, özelleştirme politikalarını ya da grev yasaklarını pek gündeme getirmedi.
Kavramın yaygınlık ve kabul görme düzeyi Erdoğan’ı bu kavramı kullanmaya sevk etmişe benziyor. Ancak AKP iktidarının komprador burjuvazi eleştirisi üzerinden ‘ulusal burjuvaziyi’ desteklemesi durumu söz konusu değil gibi duruyor. En azından resmi kurum ve kuruluşların uluslarası sermayeye dönük raporları bu durumu gözler önüne seriyor.
KAVRAMIN KÖKENİ
"Komprador" kelimesi, Portekizce comprador kelimesinden türer ve "satın alan" veya "aracı tüccar" anlamına gelir. Bu terim, özellikle 19. yüzyılda Çin gibi yarı-sömürge ülkelerde, Batılı sermayedarlar adına ticaret yapan yerel aracı tüccarları tanımlamak için kullanılır
"Burjuvazi" kelimesi ise, Fransızca bourgeoisie kelimesinden gelir ve kapitalist üretim ilişkileri içinde mülkiyet sahibi olan, sermaye birikimi yapan sınıfı ifade eder. Kökeni Eski Fransızcadaki bourg ("şehir" veya "kasaba") kelimesine dayanır.
MARKSİST KURAMDA OLUMSUZ BİR ANLAM TAŞIYOR.
Bu kavram, Türkiye’nin siyasi literatürünü yeni girmedi özellikle sol hareketlerin güçlü olduğu 1980 öncesi bugün 68liler sonrası ise 78liler dediğimiz dönemde sıkça işitilen bir kavramdı. Neoliberal politikaların hız kazandığı 90’lı yıllardan itibarense küreselleşme kavramıyla birlikte kavram setlerindeki yerini aldı. Komprador burjuvazi kavramı, Marksist kuramda genellikle olumsuz bir anlam taşıyor. Marksist olmayan ancak Marksizm’le ve sol hareketlerle dirsek teması olan ulusalcı ve Kemalist çevreler de kavrama benzer biçimde yaklaşıyor. "Komprador burjuvazi" kavramı, özellikle Marksist düşüncede merkezi bir yer tutuyor. Kavram, genellikle ‘dışa bağımlı, ‘sömürge’ ya da ‘yarı sömürge yarı feodal’ veya ‘yarı sömürge gelişmemiş (geliştirilmemiş) kapitalist’ ülkelerde; emperyalizm kaynaklı yabancı sermaye ve güç odaklarıyla iş birliği yapan yerel sermaye sahiplerini tanımlamak için kullanılıyor. Bunun kısa tanımı ise: “Emperyalizme Göbekten Bağlı Yerli Burjuva” dır.
Marksist olmayan yaklaşımlardaysa daha farklı değerlendiriliyor. Günümüz küreselleşen ekonomisinde, bu sınıfın oynadığı rol hâlâ tartışmalı bir konudur. Kimi yorumcular, bu yapıyı ulusal ekonomilerin kalkınmasının önünde bir engel olarak görürken, kimileri ise küresel piyasalara entegrasyonun kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendiriyor.
MARKSİST LİTERATÜRDE "KOMPRADOR" BURJUVAZİ
Marksist literatürde "komprador burjuvazi", ulusal burjuvazinin bağımsız bir üretim ve sermaye birikimi sürecine girmeyerek, emperyalist güçlere ekonomik aracılık yapan bir sınıf olarak tanımlanır. Bilimsel sosyalizmin kurucularından Karl Marx’ın teorilerine dayanarak geliştirilen bu kavram, özellikle Lenin ve Mao Zedong gibi devrimci liderler tarafından detaylandırılır.
Komprador burjuvazinin en temel özelliği, yerli ekonomiyi kalkındırmak yerine dış sermaye için bir uzantı gibi hareket etmesidir. Bu nedenle, bu sınıfın ekonomik çıkarları büyük ölçüde uluslararası tekellerin ve küresel kapitalizmin çıkarlarıyla örtüşmektedir. Marksist kuramcılar, komprador burjuvaziyi genellikle "ulusal burjuvazi" ile karşılaştırır ve bu sınıfın, ülke ekonomisinin sömürgeleşmesine yol açtığını savunuyor.
MARKSİZM DIŞINDA DA YAYGIN
Marksist yazın dışında da kullanılıyor, fakat bu kullanımlar genellikle Marksist teoriyle ilişkili durumda. Kavram, özellikle emperyalizm, küreselleşme ve bağımlılık teorileri gibi alanlarda, yabancı sermayenin yerel ekonomiler üzerindeki etkisini analiz etmek için kullanılır. İşte Marksist yazın dışında komprador burjuvazi kavramının kullanıldığı bazı düşünce ekolleri;
Bağımlılık Teorisi: Bu teori, gelişmekte olan ülkelerin (çevre ülkeler) gelişmiş ülkeler (merkez ülkeler) tarafından sömürüldüğünü ve bu sömürünün komprador burjuvazi aracılığıyla gerçekleştiğini savunuyor.
Post-Kolonyal Teori: Post-kolonyal teori, sömürgecilik sonrası dönemde eski sömürgelerdeki ekonomik, politik ve kültürel yapıları analiz ediyor. Bu bağlamda, komprador burjuvazi kavramı, sömürge sonrası ülkelerde yabancı sermayenin yerel elitler aracılığıyla varlığını sürdürmesini açıklamak için kullanılıyor.
TÜRKİYE'DE KOMPRADOR BURJUVAZİ TARTIŞMALARI
Türkiye’de de komprador burjuvazi tartışmaları, özellikle İbrahim Kaypakkaya’yı savunan Maocu sol, sosyalist örgütler ve Yurtsever Kemalist çevrelerde önemli bir yer tutuyor. Osmanlı Devleti’nden Cumhuriyet’e geçiş sürecinde ve özellikle 1980 sonrası neoliberal politikalar çerçevesinde, bazı sermaye gruplarının küresel sermayeyle bütünleşmesi, bu kavramın Türkiye bağlamında sıkça tartışılmasına yol açtı.
Özellikle ithalatı teşvik eden politikalar, yerli üretimi ikinci plana iterek büyük sermaye gruplarının dışa bağımlı bir ekonomi modelini benimsemesine neden olmuştur. Bu durum, sol, sosyalist ve Kemalist çevreler tarafından komprador burjuvazinin güçlenmesi olarak yorumlanırken, bu ‘dönüşümü’ destekleyen liberal gruplar ise bunu ekonomik büyüme için gerekli bir süreç olarak değerlendirdi.
Özetlersek; Komprador Nedir?
Komprador kelimesi ilk kez Amerikanın kuruluş döneminde ortaya atılmıştır. Bu dönemde Batı Afrika’dan köle ihtiyacını karşılamak için getirilen zencileri esir tüccarlarına satan zenci aracılar için komprador deyimi kullanılmıştır. Daha sonra farklı anlamlarda da kullanılmaya başlayan komprador deyimi zengin, durumu yerinde, diğerlerine göre maddi durumu çok daha iyi olan sermaye sahipleri için de kullanılmıştır. Marksist düşünürler, yabancı işletmeler ile ortaklık kurarak iş birliği yapan kişilere de komprador demektedir. Bu kişilerin ülkenin iş gücünü yabancıların çıkarları uğruna istismar ettiklerini düşünerek onlara bu ismi vermişlerdir.
XIX. asırda ise Çin’de bulunan konsolosluk ve yabancı firmalara işçi bulan kişiler de tarihte komprador adı ile anılmıştır. Bu kişiler buldukları işçilerin adına ve hesabına iş sözleşmesi yapan, personel şefi görevi gören yöresel aracı kişilerdir. Kompradorlar emperyalistlerin ve diğer burjuvaların çıkarlarını temsil etmiş, yine kendi çıkarları için onların hizmetlerini görmüşlerdir. Çin literatüründe bir nevi yerli ajan olarak görülen komprador sınıfı uluslar arası burjuvanın tamamen bir parçasıdır. Komprador sınıfının var olması ve aynı şekilde gelişim sunması yine emperyalizme bağlıdır. Komprador sınıfı gerici üretim politikalarını izlemekle birlikte üretici güçlerin gelişmesini ve ilerlemesini engellemekle görevlidir. En karşı devrimci grubu temsil eden kompradorlar ülkenin yabancılarca sömürülmesine katkı sağlayan kişilerin buluştuğu bir topluluktur.
Komprador kelimesi günümüzde ise özellikle sol görüşlü kesim tarafından yabancı girişimcilerle işbirliği yapan, bu yabancı kişiler ile ortaklık kuran yerli iş adamlarına ithaf edilmiştir. Bu kişileri küçümsemek ve iğnelemek amacı ile bir lakap olarak kullanılan komprador sınıfı din, dil ve kültür gibi birleştiren ögeleri önemsemeden ülkesinin emperyalist devletlerce sömürülmesine imkan sağlayan kişilerdir.