CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Anayasa Mahkemesi (AYM) daha önce iki kez ‘hak ihlali’ kararı verdiği tutuklu Hatay Milletvekili Can Atalay’ın, Yargıtay kararıyla vekilliğinin düşürülmesinin de anayasaya aykırı ve ‘yok hükmünde’ olduğuna karar verdi. TBMM’nin ve seçilmiş vekillerin hukukunu, saygınlığını, milletin egemenliğini korumakla görevli TBMM Başkanı, AYM kararının gereğini yapmalıdır” dedi.
Toprak haftalık yayımladığı raporda çeşitli konulara yer verirken TBMM’nin ve seçilmiş vekillerin hukukunu, saygınlığını, milletin egemenliğini korumakla görevli TBMM Başkanı, AYM kararının gereğini yapmalıdır” dedi.
Toprak açıklamasında şunlara yer verdi:
ATALAY, SEÇİMİ KAZANARAK DOKUNULMAZLIK ELDE ETTİ…
Gezi Parkı protestoları nedeniyle hakkında açılan dava sonrası gözaltına alınarak tutuklanan ancak hakkındaki hüküm kesinleşmeden 14 Mayıs 2023 seçimlerinde Hatay’dan milletvekili seçilen Can Atalay ile ilgili süreç, AYM’nin geçen hafta verdiği karar ile yeni bir hukuki boyuta taşındı.
Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçilme yeterliliğine sahip olduğunu tespit ederek aday olmasını uygun bulduğu Atalay, seçimi kazanarak dokunulmazlık elde ettiği halde serbest bırakılmaksızın adli yargıdaki yargılama ve Yargıtay’daki temyiz süreçleri devam ettirilerek hakkında hüküm verildi.
AYM’nin daha önce söz konusu yargısal süreçlerle ilgili olarak açılan davalarda iki kez ‘hak ihlali’ kararı vermesi ve derhal serbest bırakılmasını kararlaştırmasına rağmen Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM kararlarını uygulamayı reddederek anayasamızın emredici hükümlerini yok saydı. Yargıdaki siyasallaşmanın en somut görüntüsünü yansıtan bu yaklaşım, iktidar ittifakının liderleri tarafından övülerek desteklendi. Yargı üzerindeki siyaset gölgesinin sözcülüğünü yapan Cumhurbaşkanı Hukuk İşleri Başdanışmanı da anayasamızın ‘bağımsız ve tarafsız yargı’ ilkesi yerine ‘Milli Yargı’ diye bir kavram ortaya atarak, yüksek yargı üzerinde ayrıştırıcı bir söylemi sürdürdü. Bu yaklaşım, haksızlık ve adaletsizlikler karşısındaki son anayasal güvencesi olan yargı sisteminin nasıl siyasallaştırıldığını, iktidarın amaç ve hedefleri doğrultusunda yönlendirildiğini somutlaştırdı. TBMM Başkanı da bu siyasi baskılara boyun eğerek, Yargıtay kararını TBMM Genel Kurulunda okutup, Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine, seçilme ve Hatay halkını temsil hakkının çiğnenmesine olanak sağladı. Şimdi gelinen aşamada AYM vekilliğin düşürülmesine karşı açılan davada TBMM Genel Kurulunda yapılan işlemin ve vekilliğin düşürülmesinin ‘yok hükmünde’ olduğuna karar verdi.
CAN ATALAY’IN TÜM HAKLARININ VE DOKUNULMAZLIĞININ İADESİ SAĞLANMALI
AYM’nin oy çokluğuyla aldığı gerekçeli kararın yayınlanmasının hemen ardından yapılması gereken tek işlem Can Atalay’ın tüm haklarının ve dokunulmazlığının iadesi, serbest bırakılarak TBMM Genel Kurulunda yemin edip görevine başlamasının sağlanmasıdır.
AYM kararlarının Cumhurbaşkanı, TBMM, Yargıtay da dahil tüm devlet kurumları, birimleri, yetkilileri açısından kesin ve bağlayıcı olduğunu hükmeden anayasa ilkesinin bir kez daha çiğnenmesine, yargının saygınlığının tümüyle zedelenmesine izin verilmemelidir.
TBMM Başkanının yetkisini kullanarak hemen yapması gereken görev, AYM kararının gereğini yerine getirmek, Hatay halkının seçtiği Milletvekili Can Atalay’ın milletin verdiği görevi yapmasına ve TBMM çatısı altına dönmesine imkân sağlamaktır.
Önceki Haber
12.500 TL ile 15 milyon emekli, açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakıldı...
Sonraki Haber
Yargıtay’ın cezalarını onadığı Atatürkçü komutanlara hapis yolu: